Dostluklar Neden Çıkar Çatışmalarında Dağılır.
Hayatta en derin izleri bazen düşmanlarımız değil, bir zamanlar kardeşim dediğimiz insanlar bırakır. Çünkü insan, kendisinden nefret ettiğini bildiği birinden gelecek zarara hazırlıklıdır fakat aynı sofrayı paylaştığı, sırlarını emanet ettiği, en zor günlerinde omuz omuza yürüdüğü bir dostun uzaklaşacağını, hatta karşısına geçebileceğini kolay kolay düşünmez. İşte bu yüzden dostlukların sessizce çatlaması, çoğu zaman en ağır kırgınlıklardan biri olarak hafızalarda yer eder. Gerçek dostluklar ortak çıkarlardan değil, ortak değerlerden beslenir. Fakat bazı ilişkiler vardır ki yıllarca dostluk gibi görünmesine rağmen aslında aynı hedefe yürüyen insanların kurduğu geçici bir ortaklıktan ibarettir. Yol aynı olduğu sürece herkes birbirine sadık görünür. Ancak yollar ayrıldığında, hedefler değiştiğinde veya menfaatler çatışmaya başladığında ilişkinin gerçek temeli ortaya çıkar. Eğer bağ yalnızca karşılıklı fayda üzerine kurulmuşsa, o fayda ortadan kalktığında dostluk da yavaş yavaş çözülmeye başlar
İnsan doğası gereği değişir. Dün aynı hayalleri kuran iki insan, yıllar sonra bambaşka hayatlar yaşayabilir. Biri güç kazanırken diğeri geride kalabilir. Biri başarıya ulaşırken diğeri bunu kabullenmekte zorlanabilir. İşte tam bu noktada karakter, dostluğun en büyük sınavına dönüşür Çünkü gerçek dost, sen yükselirken alkışlayabilendir. Sahte dost ise seninle aynı seviyedeyken yanında durur, fakat sen ilerlediğinde mesafesini değiştirmeye başlar. Bazen dostluklar büyük kavgalarla değil, küçük sessizliklerle biter. Aranmayan telefonlar, cevapsız kalan mesajlar paylaşılmayan sevinçler ve giderek artan mesafeler İnsan çoğu zaman dostluğunu bir anda kaybetmez. Önce güven eksilir, sonra samimiyet azalır, ardından konuşmalar yüzeyselleşir ve bir gün bakarsınız ki yıllarca kardeşim dediğiniz insan artık hayatınızda sadece eski bir hatıraya dönüşmüştür.
Çıkar çatışmaları ise insanların gerçek yüzlerini en hızlı ortaya çıkaran dönemlerden biridir. Makam, para, başarı, miras, ortaklık ya da güç gibi konular söz konusu olduğunda bazı insanlar yıllarca taşıdıkları maskeyi farkında olmadan indirir. Dün seni koruyan eller, bugün sana rakip olabilir Dün senin başarını isteyen biri, bugün aynı başarıyı kendi önünde engel olarak görebilir. Bu her insan için geçerli değildir, ancak yaşandığında etkisi çok derin olur. İlginç olan ise şudur. İnsanlar çoğu zaman dostluklarını büyük ihanetlerle değil, küçük hesaplarla kaybeder. Bir beklentinin karşılanmaması, yanlış anlaşılan bir söz, paylaşılmayan bir fırsat ya da büyütülen bir ego, yılların dostluğunu sessizce tüketebilir. Çünkü güven bir cam gibidir. Kırıldığı zaman tamir edilse bile eski berraklığını koruması her zaman mümkün olmayabilir
Yine de her biten dostluğu ihanet olarak görmek doğru değildir. Bazı insanlar kötü olduğu için değil, artık aynı yöne bakmadıkları için birbirinden uzaklaşır. Hayat farklı yollar açar, öncelikler değişir, zaman insanları dönüştürür. Bazen ayrılık bir kötülüğün değil, değişimin doğal sonucudur Fakat saygının korunduğu dostluklar, yollar ayrılsa bile değerini kaybetmez. Belki de en önemli ders şudur. Hayatınıza giren herkes ömür boyu sizinle yürümek için gelmez. Kimisi size bir şey öğretmek için gelir, kimisi sizi güçlendirmek için, kimisi ise kime gerçekten güvenmeniz gerektiğini göstermek için. Bu yüzden dostlukların sayısından çok, zor zamanlarda yanınızda sessizce durabilen insanların kıymetini bilmek gerekir.
Çünkü zaman, dostluğu sınayan en büyük hakemdir. Çıkarlar değişebilir, şartlar değişebilir, hayat değişebilir. Ama karakter değişmiyorsa, gerçek dostluk da kolay kolay yıkılmaz. İşte bu yüzden bazı insanlar hayatınızdan çıkar, bazıları ise ömrünüzün sonuna kadar kalır. Aradaki farkı belirleyen şey ise sözler değil, menfaatlerin bittiği yerde bile devam eden sadakattir