Doğru Olmak Yetmez; Doğru Kalabilmek Gerekir [ 28 Nisan 2026 ]


Doğru Olmak Yetmez; Doğru Kalabilmek Gerekir

Bazı hayatlar vardır… dışarıdan bakıldığında sıradan görünür ama içinde, kimsenin görmediği bir savaş vardır insan sabah kalkar, çalışır, çabalar yorulur, umut eder, belki bugün biraz daha iyi olur diye kendini ikna eder ama gün bittiğinde elinde kalan sadece yorgunluk olur, ne emeğinin karşılığını alabilmiştir ne de içini rahatlatacak bir huzur bulabilmiştir.

Çalışırsın… ama hakkın verilmez.
Çalışırsın… ama çocuğuna istediğini alamazsın.
Çalışırsın… ama eve döndüğünde yüzünde bir tebessüm değil, bir ağırlık taşır.
Ve en acısı… yetmezsin. Ne yaparsan yap, bir yerlere eksik kalırsın.

Ama hikaye burada bitmez…
Çünkü bazen insan sadece yorgun olmaz, aynı zamanda haksızlığa uğrar emeği yenir, hakkı gasp edilir, sesi duyulmaz. Sustukça kabullendi derler, konuştuğunda ise suçlu ilan ederler. İşte o an insan şunu anlar. Bu dünyada bazen doğru olmak yetmez… doğru kalabilmek gerekir.

Ve yine de…
Her şeye rağmen içinde sönmeyen bir şey vardır. Adına inanç dersin, sabır dersin, kader dersin… ama o şey şunu fısıldar
Hiçbir zulüm sonsuza kadar sürmez.

Çünkü hayatın terazisi gecikebilir… ama bozulmaz.
Adalet bazen sessiz gelir, bazen geç gelir ama geldiğinde kimseye sormaz.
Ne eksik bırakır… ne fazla.

Ve gün gelir…
Hesap zamanı sessizce kapıyı çalar.
O kapı açıldığında kimse kaçamaz, kimse saklanamaz.
Çünkü o gün, herkes yaptığıyla yüzleşir.

Ve bazıları ilk defa anlar
Zulüm, sadece yapılan bir şey değildir…
Geri dönen bir şeydir.