Çocukların şiddet eğilimi göstermesi genellikle tek bir nedene bağlı değildir. Aksine biyolojik, psikolojik ve çevresel birçok faktörün birlikte etkisiyle ortaya çıkar. Bilimsel çalışmalar, bu davranışların çoğu zaman öğrenilmiş ve pekiştirilmiş olduğunu, yani çocukların doğuştan şiddet yanlısı değil, belirli koşullar altında bu davranışları geliştirdiğini gösterir.
Beyin gelişimi açısından bakıldığında, özellikle dürtü kontrolü ve karar verme ile ilgili olan prefrontal korteks çocukluk ve ergenlik döneminde henüz tam gelişmemiştir. Buna karşılık duygularla ilgili limbik sistem daha erken aktif hale gelir. Bu dengesizlik, çocuğun öfke gibi yoğun duygularını kontrol etmekte zorlanmasına neden olabilir. Bu yüzden bazı çocuklar, yaşadıkları hayal kırıklıklarını ya da öfkeyi daha hızlı şekilde fiziksel davranışlara dönüştürebilir.
Çevresel faktörler ise en güçlü belirleyicilerden biridir. Aile içi şiddet, ihmal, tutarsız disiplin ya da aşırı baskıcı ebeveynlik, çocukta şiddetin bir çözüm yöntemi olarak öğrenilmesine yol açabilir. Sosyal öğrenme kuramına göre çocuklar, özellikle rol model aldıkları kişilerden davranışları taklit eder. Yani evde ya da yakın çevrede agresif davranışlar gören bir çocuk, bunu normal kabul edebilir.
Medya ve dijital içeriklerin de etkisi araştırmalarda sıkça vurgulanır. Sürekli olarak şiddet içeren içeriklere maruz kalmak, çocuğun bu davranışlara karşı duyarsızlaşmasına ve empati düzeyinin düşmesine neden olabilir. Ancak bu tek başına belirleyici değildir. Asıl etkisi, çocuğun bulunduğu ortam ve aldığı eğitimle birlikte şekillenir.
Psikolojik açıdan ise travma, dışlanmışlık, düşük özgüven ve dikkat eksikliği/hiperaktivite bozukluğu (DEHB) gibi durumlar şiddet davranışlarını artırabilir. Bazı çocuklar kendilerini ifade edemediklerinde ya da anlaşılmadıklarını düşündüklerinde, bu içsel gerilimi fiziksel tepkilerle dışa vurabilir. Özellikle duygusal düzenleme becerileri yeterince gelişmemiş çocuklarda bu durum daha sık görülür.
Çocuklarda şiddet eğilimi, kötü çocuk kavramıyla açıklanamaz. Bu durum çoğu zaman çocuğun içinde bulunduğu koşulların ve gelişim sürecinin bir yansımasıdır. Erken fark edilip doğru yönlendirme yapılırsa, uygun eğitim, destek ve sağlıklı iletişimle bu davranışlar büyük ölçüde değiştirilebilir.