Bukalemunlar, doğanın en dikkat çekici sürüngenleri arasında yer alır. Özellikle Afrika ve Madagaskar’da yoğunlaşan bu hayvanların 200’den fazla türü bilinmektedir. Onları ünlü yapan özellik renk değiştirebilmeleri olsa da bukalemunların dünyası bundan çok daha ilginçtir. Sanılanın aksine renk değiştirmelerinin temel amacı her zaman çevreye kamufle olmak değildir. Vücut sıcaklığını düzenlemek, diğer bukalemunlarla iletişim kurmak, eş bulmak ve tehdit karşısındaki durumlarını göstermek için de renklerini değiştirebilirler.
Bu değişimin arkasında yalnızca pigmentler değil, derilerindeki özel hücreler de bulunur. Özellikle bazı bukalemunlarda iridofor adı verilen hücrelerin içindeki mikroskobik kristal yapıların düzeninin değişmesi, ışığın farklı dalga boylarında yansıtılmasını sağlar. Böylece yeşil, sarı, turuncu ve kırmızı gibi farklı tonlar daha belirgin hâle gelebilir.
Bukalemunun sıra dışı özellikleri bununla bitmez. Gözleri büyük ölçüde birbirinden bağımsız hareket edebilir; böylece çevresini geniş bir açıyla tarayabilir. Avını fark ettiğinde ise iki gözünü hedefe yönelterek mesafeyi değerlendirir. En etkileyici silahlarından biri de dilidir. Bazı türlerde dil, avı yakalamak için son derece hızlı biçimde ileri fırlatılır ve ucundaki özel yapı sayesinde böcekleri yakalayabilir.
Ağaç yaşamına uyum sağlayan birçok bukalemun türünün kavrayıcı ayakları ve dallara tutunabilen kuyrukları vardır. Yavaş hareket etmelerine rağmen avlanırken oldukça hızlı ve hassas olabilirler. Üstelik türler arasında büyük farklılıklar görülür, bazıları oldukça küçükken bazıları yarım metreyi aşabilmektedir.
Bukalemunları ilginç yapan yalnızca renk değiştirmeleri değildir. Bağımsız hareket edebilen gözleri, olağanüstü hızlı dili, kavrayıcı ayakları ve ışığı kullanarak değişen renkleriyle bu hayvanlar, evrimin ortaya çıkardığı en sıra dışı sürüngenlerden biridir.