İnsan beyni, dünyadaki en karmaşık yapılardan biri olmasına rağmen çoğu zaman düşündüğümüz kadar kusursuz çalışmaz. Beynin temel amacı gerçeği eksiksiz görmek değil, hayatta kalmayı kolaylaştıracak hızlı kararlar vermektir ve bu yüzden zihnimiz çoğu zaman bilgiyi kısa yollarla işler, ayrıntıları atlar, boşlukları tahminlerle doldurur ve biz farkına bile varmadan hatalar üretir.
Bu hatalardan biri onaylama yanlılığıdır, yani insanın zaten inandığı fikirleri destekleyen bilgileri fark edip diğerlerini görmezden gelmesi, bu yüzden iki farklı insan aynı olaya bakıp tamamen farklı sonuçlara ulaşabilir çünkü her biri kendi zihninin görmek istediğini görür.
Bir başka garip hata ise hafıza yanılmasıdır. Çoğu insan anılarını fotoğraf gibi sakladığını düşünse de bilim insanları hafızanın aslında sürekli yeniden yazılan bir hikaye olduğunu söylüyor. Geçmişte yaşadığımız bir olayı yıllar sonra hatırladığımızda aslında o anıyı yeniden kuruyor olabiliriz ve gerçek ile hayal fark edilmeden birbirine karışabilir.
Beynin yaptığı en ilginç hatalardan biri de sosyal algı yanılmasıdır. Çünkü insan zihni bir kişinin yüzüne bakarak onun güvenilir, tehlikeli veya samimi olup olmadığına saniyeler içinde karar verir, fakat bu karar çoğu zaman yalnızca yüz ifadeleri, geçmiş deneyimler ve bilinçaltı çağrışımların karışımından oluşur ve gerçeği yansıtmayabilir.
İşte bu yüzden insan beyni bazen en büyük gücümüz olduğu kadar en büyük yanılsamamız da olabilir. Bizi korumak için geliştirdiği bu hızlı karar mekanizmaları çoğu zaman gerçeği basitleştirir, hatta bazen tamamen değiştirir ve biz buna rağmen gördüklerimizin kesin doğru olduğuna inanmayı sürdürürüz.