Ankara’nın pavyonları, yıllar içinde kendi ritüellerini, müzik anlayışını ve hatta kendine özgü bir sosyolojiyi oluşturmuş, dışarıdan bakıldığında yalnızca gece eğlencesi gibi görünen ama yakından incelendiğinde şehrin yeraltı kültürünü, yalnızlık biçimlerini, güç gösterilerini ve eğlenme ihtiyacının sertleşmiş halini yansıtan mekanlar olarak anılır.
Genel tabloyu doğru çizmek gerekirse; Ankara pavyonları klasik gece kulüplerinden farklıdır. Canlı müzik, fasıl ya da oyun havası ağırlıklıdır, sahne–masa ilişkisi nettir, müşteri profili genelde erkek egemendir ve eğlence, gösteriş ile duygusal boşalım arasında gidip gelen bir çizgide ilerler.
Ankara'da öne çıkan bölgeler;
Ulus – Bentderesi hattı: Ankara pavyon kültürünün en bilinen ve en eski damarlarından biridir, mekanlar genellikle daha geleneksel, müşteri profili daha eski Ankara'dır ve müzik repertuvarı ağır oyun havaları ve arabesk ağırlıklıdır.
Siteler – Altındağ çevresi: Daha sert, daha kapalı ve dışarıdan pek görünmeyen bir eğlence anlayışı hakimdir, müdavimlik burada önemli bir kavramdır.
Balgat – Çukurambar çevresi (sınırlı sayıda): Daha modernize edilmiş, pavyon–gazino arası bir çizgide duran mekanlar bulunur, ancak klasik pavyon ruhu Ulus tarafında daha baskındır.
Kültürel olarak ne ifade eder?
Pavyonlar Ankara’da çoğu zaman sadece eğlenme yeri değil, güç ve para gösterisinin sahnelendiği, yalnızlığın müzikle bastırıldığı, erkeklik algısının görünür hele geldiği, gündüz susup gece konuşan insanların buluştuğu alanlar olarak görülür. Bu yüzden Ankara pavyonları hakkında konuşurken isim listesinden çok, bu kültürün ne anlattığına bakmak daha anlamlıdır. Çünkü burası çoğu Ankaralı için ya hiç girilmeyen başka bir dünyadır ya da bir kez girilip hafızaya kazınan sert bir deneyim.