Bugün siyah giymek şıklığın, sadeliğin veya kişisel tarzın bir parçası olabilir. Ancak 19. yüzyıl Britanya'sında, özellikle Viktorya döneminde siyah kıyafet çok daha belirgin bir anlam taşıyordu. Bir yakının ölümünün ardından ne giyileceği yalnızca kişisel tercihe bırakılmıyor, toplumun sınıf ve cinsiyet beklentileriyle şekillenen matem kuralları devreye giriyordu. Kıyafet, kişinin yasını çevresine gösteren sessiz bir işarete dönüşmüştü.
Bu kültürün en ünlü isimlerinden biri Kraliçe Victoria oldu. Eşi Prens Albert'in 1861'deki ölümünden sonra hayatının geri kalanında siyah giyinmesi, zaten var olan matem geleneklerinin çok daha görünür hale gelmesine katkıda bulundu. Özellikle orta ve üst sınıflarda yasın farklı dönemlerinde hangi kumaşların, aksesuarların ve renklerin uygun olduğu konusunda ayrıntılı görgü kuralları gelişti.
Matemin en ağır döneminde kadınlardan genellikle parlak olmayan siyah kumaşlar giymeleri bekleniyordu. Krep kumaş, mat görünümü nedeniyle yas kıyafetleriyle özdeşleşti. Siyah elbiseler, örtüler ve sade aksesuarlar kullanılıyor, gösterişli takılardan kaçınılıyordu. Zaman geçtikçe yasın görünümü de değişebiliyordu. Tam siyahın ardından gri, leylak ve mor gibi tonların kullanılabildiği daha hafif bir matem dönemine geçilebiliyordu.
Özellikle dul kadınların üzerindeki toplumsal baskı daha ağırdı. Matem süresi kişinin ölen kişiyle yakınlığına göre değişiyor ve kadınların kıyafetleri erkeklere kıyasla çok daha ayrıntılı kurallara tabi tutuluyordu. Erkekler ise çoğu durumda koyu renk takım elbise, siyah kol bandı veya şapka üzerindeki siyah detaylarla yaslarını gösterebiliyordu. Böylece matem modası aynı zamanda dönemin kadın ve erkekten beklediği farklı toplumsal rolleri de görünür kılıyordu.
Ölüm etrafında zamanla büyük bir ticari alan da oluştu. Mağazalar matem kıyafetleri ve aksesuarları satıyor, moda yayınları yasın hangi aşamasında ne giyilmesi gerektiğine ilişkin öneriler yayımlıyordu. Siyah jet takılar özellikle matemle ilişkilendirildi. Hatta ölen kişinin saçından yapılan veya saçını içeren hatıra takıları da 19. yüzyıl yas kültürünün dikkat çekici parçalarından biri haline geldi.
20. yüzyıla gelindiğinde bu katı kurallar giderek zayıfladı. Savaşlar, değişen toplumsal yaşam ve kadınların kamusal hayattaki rollerinin dönüşmesi uzun ve ayrıntılı matem ritüellerini sürdürülemez hale getirdi. Siyah ise yasın özel üniforması olmaktan çıkıp modern modanın en güçlü renklerinden birine dönüştü. Bugün gardırobun en sıradan parçalarından biri olan siyah elbise, geçmişte bazen tek kelime söylemeden bir insanın kaybını, toplumsal konumunu ve yasının hangi aşamasında olduğunu anlatabiliyordu.