Tartışma sırasında tamamen kapanma, cevap vermeme ve iletişimden çekilme.
Bir tartışmanın ortasındasınız ve tek istediğiniz ne olduğunu anlamak. Soruyorsunuz. Cevap yok. Biraz daha açıklıyorsunuz. Yine cevap yok. Karşınızdaki insan gözlerini telefona çeviriyor, başka bir odaya geçiyor, yüzünüze bakmıyor veya söylediğiniz her şeye yalnızca Tamam Bilmiyorum Ne istiyorsan düşün gibi kısa cevaplar veriyor. Siz konuşmaya çalıştıkça karşınızda görünmez bir duvar yükseliyor. İşte bu davranış stonewalling yani iletişim sırasında kişinin kendisini tamamen kapatması ve etkileşimden çekilmesi olarak adlandırılır.
Stonewalling'in en zor taraflarından biri, dışarıdan bakıldığında sakinlik gibi görünebilmesidir. Bağıran, hakaret eden veya açıkça kavga çıkaran biri yoktur. Fakat taraflardan biri konuşmayı sürdürmeye çalışırken diğeri duygusal olarak ortamdan tamamen çıkmıştır. Bu durum karşı tarafta güçlü bir belirsizlik yaratabilir. Beni duyuyor mu. Umurunda değil miyim. Neden hiçbir şey söylemiyor. Ve cevap alamadıkça kişi daha fazla konuşmaya, daha fazla soru sormaya ve karşısındaki insandan bir tepki almaya çalışabilir. İlginç olan, bunun bazen tam tersini yaratmasıdır. Biri yaklaştıkça diğeri daha fazla kapanır ve ilişki bir kovala kaç döngüsüne girebilir. Ancak burada önemli bir ayrım vardır. Her susmak stonewalling değildir.
Bazı insanlar yoğun bir tartışma sırasında gerçekten sakinleşmeye ihtiyaç duyar. Şu anda sağlıklı konuşamıyorum, yarım saat sonra devam edelim diyerek konuşmaya ara vermek iletişimi reddetmek değil, aksine tartışmayı daha sağlıklı sürdürebilmek için mola vermektir. Asıl problem, sessizliğin sürekli ve çözümsüz hale gelmesidir. Konular her açıldığında kapanıyor, sorular cevapsız bırakılıyor, problemler hiçbir zaman yeniden konuşulmuyor ve iletişimden çekilmek karşı tarafı cezalandırmanın veya kontrol etmenin bir yöntemine dönüşüyorsa artık mesele yalnızca Biraz yalnız kalmak istemek değildir. Zaman içerisinde bunun görünmeyen bir sonucu ortaya çıkabilir. İletişim kurmaya çalışan kişi artık hangi konuyu açıp açamayacağını hesaplamaya başlar. Bunu söylersem yine konuşmayacak. Tartışma çıkmasın, boş ver. Nasıl olsa cevap alamayacağım.
Ve sonunda ilişkinin sessizliği huzurdan değil, konuşulmayan meselelerin birikmesinden oluşmaya başlayabilir. Çünkü sağlıklı ilişkilerde insanlar her problemi aynı anda çözmek zorunda değildir. Bazen konuşmaya ara verilir. Bazen sakinleşmek gerekir. Bazen yalnız kalmak gerekir. Ama arada çok önemli bir fark vardır. Mola veren insan konuşmaya geri döner. Duvar ören insan ise sizi çoğu zaman o duvarın önünde tek başınıza bırakır. Ve belki stonewalling'i anlamak için sorulabilecek en güçlü soru şudur. Tartışmalarınız gerçekten sona mı eriyor, yoksa karşınızdaki insan konuşmayı bıraktığı için yarım mı kalıyor. Çünkü bir ilişkide sessizlik her zaman huzur değildir. Bazen cevap verilmeyen yüzlerce cümlenin çıkardığı en büyük gürültüdür