Bazen gün boyunca çözümünü bulamadığımız bir sorun, sabah uyandığımızda daha farklı görünür. Hatta kimi zaman yeni bir fikir doğrudan rüyada ortaya çıkar. Bu durum yalnızca romantik bir düşünce olmayabilir. Uyku sırasında beynimiz tamamen kapanmaz. Gün içinde edindiğimiz bilgileri işlemeye, anıları düzenlemeye ve farklı bilgiler arasında bağlantılar kurmaya devam eder.
Özellikle rüyaların yoğunlaştığı REM uykusu, birbirinden uzak düşüncelerin alışılmadık biçimlerde birleşebildiği bir dönemdir. Uyanıkken mantıksız bulacağımız bağlantılar rüyada kolaylıkla yan yana gelebilir. Bu özellik, özellikle tek bir doğru cevabı olmayan ve yaratıcılık gerektiren problemlerde yeni çağrışımların ortaya çıkmasına katkıda bulunabilir.
Bilimsel deneyler de uyku ile problem çözme arasında ilişki bulunduğunu gösteriyor. 2004 yılında Nature dergisinde yayımlanan bir araştırmada, katılımcıların üzerinde çalıştıkları matematiksel bir görevdeki gizli kuralı keşfetme olasılığının, uyuyan grupta uyanık kalanlara göre belirgin biçimde daha yüksek olduğu görüldü. Ancak burada önemli bir ayrım var. Araştırma doğrudan rüya görmenin problemi çözdüğünü değil, uykunun yeni bir kavrayışın ortaya çıkmasını kolaylaştırabileceğini gösteriyordu.
Rüyaların kendisine odaklanan çalışmalar ise daha ilginç bir ihtimali gündeme getiriyor. İnsanların uyumadan önce belirli bir konuya yoğunlaşması ve aynı konunun rüyalarında ortaya çıkması, sonrasında yaratıcı görevlerde daha başarılı olmalarıyla ilişkilendirildi. Buna bazen rüya kuluçkası deniyor. Beyne uyumadan hemen önce bir problem vermek, zihnin gece boyunca o malzemeyle çalışmasını sağlayabilir.
Yine de rüyaları bilinçaltımızın bize gönderdiği kusursuz cevaplar gibi görmek doğru değil. Rüyalar parçalanmış anıları, duyguları, yakın zamanda yaşananları ve oldukça rastlantısal unsurları bir araya getirebilir. Rüyada bulunan çözüm uyandıktan sonra mantık süzgecinden geçirilmelidir. Bilim açısından ilginç olan şey rüyanın geleceği bilmesi değil, beynin alışılmış düşünme kalıplarından geçici olarak uzaklaşabilmesidir.
Bu yüzden çözemediğiniz bir mesele olduğunda üzerine uyumak düşündüğümüzden daha anlamlı olabilir. Uyumadan önce problemi kısaca düşünmek, ardından sabah gördüğünüz rüyayı veya aklınıza gelen ilk fikirleri not etmek denenebilir. Belki rüyanız size hazır bir cevap vermeyecek. Ama bazen çözüm için gereken şey cevap değil, daha önce bakmadığınız bir yerden soruya yeniden bakmaktır.