Project Gasbuggy; 1967 [ 17 Eylül 2026 ]


Project Gasbuggy; 1967

1960’ların Amerika’sında nükleer enerji yalnızca elektrik üretmek ya da askeri amaçlarla kullanmak için düşünülmüyordu. Dönemin bilim insanları ve mühendisleri, nükleer patlamaların devasa mühendislik projelerinde kullanılıp kullanılamayacağını da araştırıyordu ABD Atom Enerjisi Komisyonu tarafından yürütülen Project Plowshare programının arkasındaki düşünce tam olarak buydu. Dağları parçalamak, kanallar ve limanlar açmak, yeraltında büyük boşluklar oluşturmak ve ulaşılması zor doğal gaz rezervlerini çıkarmak için nükleer patlamaların kullanılabileceği düşünülüyordu. Bu sıra dışı projelerin en dikkat çekicilerinden biri ise 1967 yılında gerçekleştirilen Project Gasbuggy oldu. Gasbuggy’nin amacı ilk bakışta inanılması güçtü. Yeraltındaki doğal gazı çıkarmak için bir nükleer patlayıcı kullanılacaktı. New Mexico’nun kuzeybatısında bulunan bazı doğal gaz rezervleri, gazın içinde bulunduğu kayaçların düşük geçirgenliği nedeniyle ekonomik biçimde işletilemiyordu. Araştırmacılar, yerin derinliklerinde gerçekleştirilecek güçlü bir patlamanın kayaları parçalayacağını, kilometrelerce olmasa bile geniş bir kırık ve çatlak sistemi oluşturacağını ve sıkışmış doğal gazın bu yeni kanallardan üretim kuyusuna ulaşacağını düşünüyordu.

Deney için New Mexico’daki Rio Arriba County bölgesi seçildi. Proje ABD Atom Enerjisi Komisyonu, ABD İçişleri Bakanlığı ve El Paso Natural Gas Company tarafından ortaklaşa yürütüldü. Aylar süren hazırlıkların ardından nükleer düzenek yerin yaklaşık 1.290 metre altına indirildi. Tarihler 10 Aralık 1967’yi gösterdiğinde Gasbuggy deneyi gerçekleştirildi. Yeraltında yaklaşık 29 kilotonluk nükleer patlama meydana geldi. Bu güç Hiroşima’ya atılan atom bombasının tahmini patlama gücünden bile daha yüksek bir enerji ölçeğine karşılık geliyordu. Fakat Gasbuggy’de patlama gökyüzünde ya da yüzeyde değil, bir kilometreden fazla derinlikte gerçekleşmişti Patlama anında çevredeki kayaçların bir kısmı aşırı sıcaklık nedeniyle eridi ve buharlaştı. Yeraltında büyük bir boşluk meydana geldi çevredeki kaya tabakaları kırıldı ve daha sonra üst kısımdaki parçalanmış kayaçların boşluğa çökmesiyle bilim insanlarının collapse chimney yani çökme bacası olarak adlandırdığı dev bir yeraltı yapısı oluştu.

Plan teoride işe yarıyor gibi görünüyordu. Patlamanın meydana getirdiği çatlakların doğal gazın hareket edebileceği yeni yollar oluşturması bekleniyordu. Araştırmacılar daha sonra bölgeye yeniden sondaj yaparak patlamayla oluşturulan bölgeye ulaştı ve doğal gaz üretim testlerine başladı. 1968 ve 1969 yıllarında gerçekleştirilen beş test sırasında yaklaşık 213 milyon cubic feet doğal gaz çıkarıldı. Bazı açılardan deney başarılı görünüyordu çünkü gaz üretimi çevredeki bazı geleneksel kuyulardan daha yüksek seviyelere ulaşmıştı. Fakat Gasbuggy’nin önünde çok daha büyük bir problem vardı. Çıkarılan doğal gazda ölçülebilir miktarda radyoaktivite bulunuyordu. Patlama yalnızca kayaları parçalamamış yeraltındaki ortamı nükleer patlamanın ürünleriyle de değiştirmişti. Gazın enerji değeri beklenenden düşük çıktı ve patlamanın oluşturduğu çatlak sisteminin büyüklüğü de tahmin edilen seviyeye ulaşmadı. Böylece teoride son derece güçlü görünen fikir, ticari kullanım söz konusu olduğunda ekonomik, teknik ve çevresel sorunlarla karşı karşıya kaldı.

Gasbuggy aslında tek başına yapılmış çılgın bir deney değildi. ABD’nin Project Plowshare programı kapsamında nükleer patlamaların barışçıl kullanımını araştıran çok daha geniş bir düşüncenin parçasıydı. Daha sonraki yıllarda doğal gaz üretimini artırmak amacıyla başka yeraltı nükleer deneyleri de gerçekleştirildi. Fakat nükleer patlamalarla doğal gaz üretme fikri hiçbir zaman beklenen ticari geleceğe ulaşamadı. 1976 yılında Gasbuggy sahasında artık yeni deney yapılmamasına karar verildi. Bölge daha sonra temizleme kapatma ve uzun dönem çevresel gözetim çalışmalarına alındı. ABD Enerji Bakanlığı günümüzde de sahanın uzun dönem gözetiminden sorumlu kurum durumunda. Project Gasbuggy’yi bugün bu kadar sıra dışı yapan şey ise hikayenin bir şehir efsanesine dayanmaması. Gizli laboratuvarlardan, doğrulanamayan tanıklıklardan veya yıllar sonra ortaya atılmış iddialardan söz etmiyoruz. Proje resmi belgelerde bulunan gerçek bir nükleer mühendislik deneyiydi.

1967 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekten de doğal gaz üretimini artırmak amacıyla yerin yaklaşık 1,3 kilometre altında 29 kilotonluk bir nükleer düzenek patlatıldı. İnsanlık bir dönem atom bombasının gücünü yalnızca savaş alanlarında değil, toprağın kilometrelerce altında dev bir mühendislik aracı olarak kullanabileceğini düşündü. Gasbuggy ise bu düşüncenin tarihte bıraktığı en tuhaf izlerden biri oldu. Çünkü bazen komplo teorisi gibi duyulan bir hikayenin en şaşırtıcı tarafı, teorinin değil olayın kendisinin gerçek olmasıdır.