Moving The Goalposts [ 10 Eylül 2026 ]


Moving The Goalposts

Bazı insanların beklentilerini karşılayamazsınız. Daha fazla uğraşırsınız, biraz daha sabredersiniz, söylediklerini dikkate alır, kendinizi düzeltmeye çalışır ve sonunda onların istediği noktaya geldiğinizi düşünürsünüz. Fakat tam o anda tuhaf bir şey olur. Hedef değişir. Dün sizden beklenen şeyi bugün yaptığınızda, artık başka bir şeyin eksik olduğu söylenir. Psikolojide ve tartışma dilinde buna “moving the goalposts” yani hedef direklerini taşımak denir. Bir kişinin karşılaması gereken ölçütün, o kişi ölçüte yaklaştıkça veya onu karşıladıkça değiştirilmesini anlatır. Her zaman bilinçli bir manipülasyon olmak zorunda değildir ancak tekrar eden bir davranış haline geldiğinde karşı tarafı sürekli kendisini kanıtlamaya zorlayan son derece yıpratıcı bir düzen yaratabilir.

Örneğin bir ilişkide size “Bana yeterince zaman ayırmıyorsun” denir. Daha fazla zaman ayırmaya başlarsınız. Bu kez “Yanımda olman önemli değil önemli olan nasıl davrandığın” cevabını alırsınız. Daha ilgili davranırsınız. Ardından “Bunları ben söyledikten sonra yapmanın ne anlamı var?” denir. Bir noktadan sonra fark edersiniz ki sınava giriyorsunuz ama sınavın cevap anahtarı siz cevap verdikçe değiştiriliyor. İş hayatında da aynı mekanizma görülebilir. Bir çalışan daha yüksek performans göstermesi gerektiğini duyar. Performansını yükseltir, fakat bu kez yeterince inisiyatif almadığı söylenir. İnisiyatif almaya başladığında ekip çalışmasının zayıf olduğu gündeme gelir. Onu da düzelttiğinde başka bir eksiklik bulunur Buradaki sorun eleştiri almak değildir. Sağlıklı eleştiri açık bir ölçüt sunar ve kişi geliştiğinde bunun karşılığı görülür. Sürekli değiştirilen hedefte ise bitiş çizgisi siz koştukça ileri taşınır.

Aile içinde bu durum daha sessiz yaşanabilir. Derslerin iyi olsun. İyi olur. Not her şey değil, biraz sosyal ol. Sosyalleşirsiniz. Arkadaşlarınla fazla vakit geçiriyorsun. Ne yaparsanız yapın bir sonraki eksiklik hazırdır. Bu davranışın en yıpratıcı tarafı, zaman içerisinde insanın karşısındaki kişiyi sorgulamayı bırakıp kendisini sorgulamaya başlamasıdır. Demek ki yeterince çabalamıyorum. Biraz daha iyi olmalıyım. Belki gerçekten problem bende. İşte sürekli değiştirilen hedefin görünmez gücü burada ortaya çıkar. İnsan artık karşısındaki kişinin beklentisinin makul olup olmadığını düşünmek yerine, bir sonraki onayı kazanmak için ne yapması gerektiğini düşünmeye başlar. Ve onay giderek bir ödüle dönüşür. Çünkü hedef hiçbir zaman tamamen ulaşılabilir değildir. Bu yüzden böyle bir düzenin içinde yaşayan kişi zamanla daha çok çabaladığı halde kendisini daha yetersiz hissedebilir. Normalde gelişmek insanın kendisine güvenini artırması gerekirken burada tam tersi gerçekleşir. Çünkü her başarının hemen arkasından yeni bir eksiklik gösterilir.

Daha da ilginci, hedef yalnızca davranışlarla ilgili olmayabilir. Geçmiş bile yeniden yorumlanabilir. Ben senden bunu istemedim. Ben aslında başka bir şeyi kastetmiştim. Mesele zaten hiçbir zaman bu değildi. Böylece kişi yalnızca bugünkü beklentiyi yakalamaya değil, dün neyin konuşulduğunu anlamaya da çalışır. Tartışma artık çözülebilecek somut bir problem olmaktan çıkar ve sürekli şekil değiştiren bir labirente dönüşür. Burada önemli bir ayrım vardır. Her değişen beklenti manipülasyon değildir. İnsanların fikirleri, ihtiyaçları ve beklentileri doğal olarak değişebilir. Sağlıklı ilişkilerde bunun farkı açıkça görülür. Karşınızdaki insan, “Daha önce bunu istemiştim ama düşüncem değişti” diyebilir. Önceki çabanızı yok saymaz, yeni beklentisini açıkça ifade eder ve sizi geçmişte bilmediğiniz bir kurala göre suçlamaz. Sürekli değiştirilen hedefte ise eski hedef sanki hiç var olmamış gibi davranılabilir.

Ve siz her seferinde yeniden yetersiz ilan edilirsiniz. Bu nedenle bazen kendinize sormanız gereken soru “Daha ne yapmalıyım?” değildir. Başka bir soru çok daha önemlidir. Benden istenen şeyi yaptığımda neden hala aynı yerdeyim. Çünkü bazı oyunlarda problem oyuncunun kötü olması değildir. Problem, siz kaleye yaklaştığınız her seferinde kalenin biraz daha uzağa taşınmasıdır.