Küçük Prens Türkiye'de Neden Tartışmalı Kitap Oldu? [ 29 Ağustos 2026 ]


Küçük Prens Türkiye'de Neden Tartışmalı Kitap Oldu?

Antoine de Saint-Exupéry'nin 1943'te yayımlanan Küçük Prens'i bugün dünyanın en sevilen klasiklerinden biri olarak görülüyor. Ancak kitabın Türkiye'deki serüveninde oldukça ilginç bir tartışma bulunuyor. Küçük Prens, 2005 yılında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ilköğretim öğrencileri için hazırlanan 100 Temel Eser listesine dahil edilmiş, kısa süre sonra ise listeden çıkarılmıştı. Tartışmanın merkezinde kitabın dördüncü bölümünde anlatılan Türk astronom ve, Türk diktatörü ifadesi bulunuyordu.

Kitapta Küçük Prens'in yaşadığı düşünülen B-612 asteroidini keşfeden bir Türk astronomdan söz edilir. Astronom keşfini 1909 yılında uluslararası bir kongrede anlatır ancak geleneksel Türk kıyafetleri içinde olduğu için kimse ona inanmaz. Yıllar sonra aynı astronom Avrupai kıyafetlerle yeniden ortaya çıktığında bilim dünyası bu kez söylediklerini ciddiye alır. Saint-Exupéry bu hikayeyi, yetişkinlerin bir insanın söylediklerinden önce dış görünüşüne önem vermesini eleştirmek için kullanır. Ancak hikayenin devamındaki bir ifade Türkiye'de yıllarca tartışılacaktır.

Fransızca özgün metinde, bir Türk diktatörünün, halkına Avrupai biçimde giyinmeyi emrettiği ve buna uymayanların ölümle karşılaşacağı anlamına gelen oldukça sert bir ifade bulunur. Metinde Mustafa Kemal Atatürk'ün adı açıkça geçmez. Ancak olayın Türkiye'deki kıyafet değişimleriyle ilişkilendirilebilmesi nedeniyle söz konusu kişinin Atatürk olduğu yorumları yapılmış, bunun Atatürk'e ve kıyafet devrimine yönelik olumsuz bir gönderme olduğu ileri sürülmüştür. 2005'te Türk Eğitim-Sen'in konuyu gündeme getirmesinin ardından yaşanan tartışmalar sırasında Küçük Prens, MEB'in 100 Temel Eser listesinden çıkarılmıştır.

İşin daha da ilginç tarafı kitabın Türkçe çevirilerinde ortaya çıktı. Küçük Prens Türkiye'de çok sayıda farklı çevirmen ve yayınevi tarafından yayımlandı ve tartışmalı bölüm her baskıda aynı biçimde aktarılmadı. Bazı çeviriler özgün metindeki diktatör ifadesini korurken bazıları bunu Türk büyüğü veya benzeri daha yumuşak ifadelerle değiştirdi. Bazı baskılarda ise tartışmalı bölümün farklı biçimlerde aktarıldığı görüldü. Bu nedenle Türkiye'deki okurlar yıllar boyunca aynı Küçük Prens'i okuduklarını düşünürken aslında bu bölümün farklı çeviri ve uyarlamalarıyla karşılaşabildi. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, diktatör kelimesinin Saint-Exupéry tarafından sonradan çıkarılmadığıdır, değişiklikler Türkçe çeviriler ve baskılar düzeyinde gerçekleşmiştir.

Tartışmanın başka bir boyutu ise yazarın burada gerçekte kimi eleştirdiğidir. Kitabın Türkçe yayıncılarından ve çevirmenlerinden Fatih Erdoğan, metnin Atatürk'e hakaret olarak okunmasına karşı çıkmış ve asıl eleştirinin insanları kıyafetlerine göre değerlendiren Avrupalılara yöneldiğini savunmuştur. Gerçekten de hikayede astronomun bilimsel keşfi değişmez, değişen yalnızca üzerindeki kıyafettir. İlkinde kimse onu dinlemezken Avrupai kıyafetlerle geldiğinde aynı insanlar ona inanır. Bu açıdan bölüm, yetişkinlerin görünüşe ve toplumsal kalıplara verdiği önemi eleştiren kitabın genel anlatısıyla da örtüşmektedir.

Küçük Prens Türkiye'de yasaklanmış bir kitap olmadı. Asıl olay, eserin bir dönem MEB'in öğrencilere tavsiye ettiği 100 Temel Eser listesinden çıkarılması ve farklı Türkçe baskılarda tartışmalı ifadenin değiştirilmesiydi. Böylece dünyanın en masum çocuk kitaplarından biri olarak görülen Küçük Prens, Türkiye'de çeviri, sansür, Atatürk algısı ve edebi esere müdahale üzerine yıllarca süren ilginç bir tartışmanın merkezine yerleşti. Türk astronom sahnesi, diktatör çevirisi tartışması ve kitabın listeden çıkarılması, Küçük Prens'in Türkiye'deki yayın tarihinin belki de en sıra dışı bölümünü oluşturdu.