Danıştay 10. Dairesinin 2021/2822 E., 2023/9051 K. sayılı kararı, görev sırasında kolluk görevlilerinin ses ve görüntülerinin kaydedilmesi konusunda önemli bir hukuki sınır çizdi. Uyuşmazlığın temelinde, Emniyet Genel Müdürlüğünün 27 Nisan 2021 tarihli ve 2021/19 sayılı Ses ve Görüntü Kaydı Alınması konulu Genelgesi bulunuyordu. Genelge ile görev yapan polislerin ses ve görüntülerini kaydeden kişilerin engellenmesi ve şartların oluşması halinde haklarında adli işlem yapılması yönünde personele talimat verilmişti.
Danıştay 10. Dairesi, 27 Aralık 2023 tarihli kararında söz konusu Genelgeyi oy birliğiyle iptal etti. Mahkeme, düzenlemenin haberleşme ve basın hürriyeti gibi temel hak ve özgürlüklere sınırlama getirdiğini belirledi. Anayasa'nın 13. maddesi uyarınca temel hak ve özgürlüklerin ancak kanunla sınırlandırılabileceğini vurgulayan Daire, idarenin bir genelge aracılığıyla bu haklara yönelik genel bir yasak ve sınırlama getiremeyeceği sonucuna vardı.
Karar özellikle kamuya açık alanlarda kolluk faaliyetlerinin kayıt altına alınması bakımından önem taşıyor. Bir vatandaşın karşılaştığı hukuka aykırı olduğunu düşündüğü bir müdahaleyi belgelemek amacıyla kayıt almasının, yalnızca Emniyet Genel Müdürlüğü'nün söz konusu Genelgesine dayanılarak engellenmesi artık mümkün değildir. Kamu görevlisinin görevini yaptığı sırada gerçekleşen bir olayın belgelenmesi, özellikle olası bir hak ihlalinin daha sonra yargı veya idari makamlar önünde ortaya konulabilmesi bakımından önemli bir delil işlevi görebilir.
Ancak karar, kişilerin istedikleri herkesi her koşulda sınırsız biçimde kaydedebileceği anlamına gelmez. Özel hayatın gizliliği, kişisel verilerin korunması ve Türk Ceza Kanunu'ndaki ilgili hükümler geçerliliğini korumaktadır. Ayrıca bir olayın delil amacıyla kaydedilmesi ile elde edilen görüntünün sosyal medyada yayımlanması hukuken aynı şey değildir. Kaydın hukuka uygunluğu somut olayın koşullarına göre değerlendirilirken, görüntünün yayımlanması ayrıca kişilik hakları ve kişisel verilerin korunması bakımından hukuki sonuç doğurabilir.
Danıştay'ın kararı bu nedenle iki önemli sınırı birlikte ortaya koyuyor. Kolluk faaliyetlerinin görüntülenmesini kategorik biçimde yasaklayan bir sınırlama genelgeyle getirilemez, ancak kayıt hakkı da sınırsız değildir. Hukuka aykırı olduğu düşünülen bir kamu müdahalesini belgelemek amacıyla, kamuya açık alanda ve görev sırasında kayıt alınması ile özel hayatı ihlal eden veya hukuka aykırı biçimde yayımlanan görüntüler birbirinden ayrılmalıdır.