Kendi davranışının sorumluluğunu karşı tarafa yükleme. Bir ilişkide hiç şu garip durumu yaşadınız mı?
Karşınızdaki insanın yaptığı bir davranıştan rahatsız olduğunuzu söylemek için konuşmaya başlıyorsunuz elinizde ne söyleyeceğiniz belli, hatta tartışma çıkmasın diye kelimelerinizi dikkatle seçiyorsunuz… Fakat birkaç dakika sonra konu öylesine değişiyor ki artık onun davranışını değil sizin hatalarınızı konuşuyorsunuz. Ve konuşmanın sonunda kendinizi açıklayan, savunan, hatta bazen özür dileyen kişi siz oluyorsunuz. İşte buna blame shifting, yani sorumluluğu veya suçu karşı tarafa kaydırma denir. Örneğin partneriniz size verdiği önemli bir sözü tutmadı ve siz bunun sizi kırdığını söylediniz. Sağlıklı bir iletişimde kişi davranışını açıklayabilir, sizinle aynı fikirde olmayabilir veya hatasını kabul edebilir. Ancak cevap sürekli olarak. Sen de geçen ay aynısını yaptın, Beni bu noktaya sen getirdin ya da Sen böyle davranmasaydın ben de bunu yapmazdım biçimine dönüşüyorsa, konuşmanın merkezi değişmeye başlamıştır.
Artık tartışılan şey yapılan davranış değil, sizin o davranıştan ne kadar sorumlu olduğunuzdur. Blame shifting'in kafa karıştırıcı tarafı da budur Çünkü karşı taraf bazen tamamen ilgisiz şeylerden değil, gerçekten sizin geçmişte yaptığınız hatalardan söz edebilir. Fakat geçmişte sizin hata yapmış olmanız, bugün başka bir kişinin kendi davranışının sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İki şey aynı anda doğru olabilir. Siz geçmişte hata yapmış olabilirsiniz ve karşınızdaki insan bugün yaptığı davranıştan yine de sorumlu olabilir. Bu yüzden blame shifting'i anlamanın en kolay yollarından biri konuşmanın yönüne bakmaktır. Siz belirli bir davranışı konuşmak için başladığınız halde konu sürekli karakterinize, geçmişteki hatalarınıza, ses tonunuza veya verdiğiniz tepkiye dönüyorsa asıl mesele yavaş yavaş görünmez hale gelebilir.
Örneğin. Bana neden yalan söyledin sorusunun cevabı bir anda, Çünkü sana hiçbir şey anlatılmıyor, her şeyi büyütüyorsun olabilir. Bu cevap yalanın neden söylendiğine ilişkin bir açıklama içeriyor gibi görünse de aynı zamanda kişinin yaptığı seçimin sorumluluğunu karşısındaki insanın karakterine taşıyabilir. Blame shifting tekrarlandığında daha önemli bir sonuç ortaya çıkabilir. İnsan zamanla her tartışmada önce kendisini sorgulamaya başlar. Acaba gerçekten ben mi sebep oldum. Belki bu kadar tepki vermemeliydim. Belki sorun gerçekten bende. Kendi davranışını sorgulamak elbette sağlıklıdır. Fakat ilişkide yalnızca bir taraf sürekli kendisini sorguluyor, diğer taraf ise neredeyse her olayda sorumluluğu başka yere taşıyorsa burada dikkat edilmesi gereken bir döngü vardır. Çünkü sağlıklı bir ilişkide sorumluluk tenis topu değildir. Her tartışmada karşı sahaya atılması gerekmez. Bazen söylenmesi gereken cümle son derece basittir. Evet, bunu ben yaptım. Bunun sorumluluğu bana ait. Ve belki de blame shifting'i fark etmenin en çarpıcı yolu şu sorudur. Bir sorun hakkında konuşmaya başladığınızda, neden konuşmanın sonunda sürekli kendinizi savunurken buluyorsunuz. Çünkü bazen tartışmanın en büyük oyunu kimin haklı olduğu değildir. Konunun nasıl olup da sizin üzerinize döndüğüdür.