26 Ağustos 1922 sabahı Büyük Taarruz başladığında Türk ordusunun önünde yalnızca geniş bir cephe değil, birbirini destekleyen güçlü Yunan savunma noktaları bulunuyordu. Tınaztepe’nin ele geçirilmesinin ardından gözler bu hattın diğer kritik noktalarına, özellikle Belentepe ve Kalecik Sivrisi’ne çevrildi. Bu iki mevzinin düşmesi, taarruzun ilk gününde Yunan savunma düzeninin çözülmeye başladığını gösteren önemli gelişmelerden biri olacaktı. Belentepe’de çatışmalar sabahın erken saatlerinden itibaren oldukça şiddetli geçti. Türk birlikleri ilerlerken Yunan kuvvetleri burada direnmeye devam ediyor, savunma hattını mümkün olduğunca uzun süre elde tutmaya çalışıyordu. Saatler ilerledikçe Türk birliklerinin baskısı arttı ve Belentepe yaklaşık saat 09.00’da ele geçirildi. Böylece Tınaztepe’de açılan gedik daha da genişlemiş oldu.
Kalecik Sivrisi ise aynı savunma sisteminin başka bir önemli noktasıydı. Sabah saatlerinde buradaki Yunan hedefleri Türk ateşi altında susturulmaya başladı. Ardından ilerleyen birlikler mevziyi ele geçirerek Yunan kuvvetlerini bölgeden uzaklaştırdı. Kaynaklar, Tınaztepe ve Belentepe’nin ardından Kalecik Sivrisi’nin de 26 Ağustos günü Türk birliklerinin kontrolüne geçtiğini gösteriyor. Bu tepelerin önemi yalnızca yüksekliklerinden kaynaklanmıyordu. Afyon’un güneyindeki Yunan savunması, birbirini destekleyen tahkim edilmiş mevziler üzerine kurulmuştu. Dolayısıyla bir tepenin kaybedilmesi yalnızca birkaç yüz metrelik arazi kaybı anlamına gelmiyor, yanındaki savunma noktalarının da daha zor durumda kalmasına yol açıyordu. Nitekim 26 Ağustos’un sonunda 1. Ordu birlikleri Büyük Kaleciktepe ile Çiğiltepe arasında yaklaşık 15 kilometrelik bir kesimde Yunan ordusunun birinci hat mevzilerini ele geçirmişti. Aynı sırada 5. Süvari Kolordusu düşman gerisindeki ulaşım hatlarına saldırıyor, böylece cephedeki baskı ile gerideki tehdit aynı anda büyüyordu.
Ertesi gün, 27 Ağustos sabahı Türk ordusu yeniden genel taarruza geçti ve Afyonkarahisar aynı gün kurtarıldı. Artık Yunan savunması yalnızca bazı tepeleri kaybetmiyor, bütün cephe düzeni çözülmeye başlıyordu. Bu nedenle Belentepe ve Kalecik Sivrisi bugün Tınaztepe kadar sık anılmasa da Büyük Taarruz’un ilk gününü anlamak için son derece önemlidir. Çünkü 26 Ağustos sabahında birbiri ardına düşen bu mevziler, Türk ordusunun yıllardır hazırlanmış Yunan savunma hattını gerçekten yarabileceğinin savaş alanındaki ilk güçlü işaretleriydi Büyük Zafer’e giden yol yalnızca 30 Ağustos’ta Dumlupınar’da açılmadı Tınaztepe’de, Belentepe’de ve Kalecik Sivrisi’nde adım adım açıldı